Üsküdar’a Koşan Çocuk

Yalnızlığa Koşmak
11 Ağustos 2017
Her Sokağın Bir Sırrı Var
11 Ağustos 2017

Üsküdar’a Koşan Çocuk

0000-copy_331

Yeğenim Muhammed’in oğlu Musab Ali, Koca Sinan yapısı Atik Valide Camii’nin şadırvanı kenarında oraya buraya koşuyor, bin türlü oyunla bizi keyiflendiriyordu. Oradaki küçük çay ocağındaki iskemlelere oturmuş, bir yandan çayımızı yudumluyor, öte yandan küçük yaramazı takip ediyorduk. Sıcak, güneşli bir gündü. Kalkıp fotoğraflarını çektim. Eve döndüğümde gölgesi peşinde koşturup duran Musab Ali’yi tekrar görünce onu oradan alıp Boğaz’ın temiz suları üstüne kondurdum. Bembeyaz köpüklü bir dalganın hemen kenarından Üsküdar’a doğru koşmaya başladı. Arkasında Yeni Cami ve daha ötede Ayasofya’nın silüeti vardı.

Musab Ali’nin kendi özgür dünyasında süzülüp duran şu beyaz martı gibi bin bir çeşit düşü, akıl almaz hayalleri vardır elbet. Çevresinde dolanıp duran sevgili meleklerle beraber, günahsız ve aydınlık bir dünyanın gülşeninde gezip dolaşır. Suya, toprağa, ağaca, dala, çiçeğe, böceğe ve dahi cümle varlığa dost ve sevgilidir.

Ey yüceler yücesi Mevlâ!

Musab Ali’lerimizin masumiyetle yıkanmış yüzlerinden gülücükler eksik olmasın hiç. Dünyanın hiç bir çocuğu anasız, babasız kalıp gözyaşı dökmesin. Şimdi oyun vaktidir, kimse bozmasın kaydıraçları, salıncakları. Kimse balkonlara hapsedip tutsak kılmasın yavrularını.

“İndirin balkonlardan çocukları

Çocuklar oynayacak.

Üzerime bindi diye sevinsin

Bir kaydıraç, bir salıncak…”

Bir cevap yazın