“Hasbiyallâh” De…

Hüznü Kucaklamak
31 Ekim 2016
Âlemlerin Rabbine Teslim Olmak
31 Ekim 2016

“Hasbiyallâh” De…

Siz değerli kârîlerden üç ayı aşkın bir süredir ayrı kalmışım…

Bu arada birçok unutulmaz hadise yaşayıp, onları not ettim ama yayınlamakta fayda görmedim. Sonra Kur’an-ı Kerim’deki dua âyetleriyle ilgili bir çalışmaya koyuldum. Uzunca süren tefsir okumaları gerçekleştirirken yalnızlığımı doyasıya yaşama fırsatı buldum. Bu arada Efendimizin hadisleri de devreye giriyor, her biri gönüldeki acı bulutlarını dağıtıyordu. Yoğun bir mesai ile 40 metin yazıp çalışmayı tamamladım. Bu arada, hat sanatı ile meşgul olan oğlum Mustafa Cemil’e, seçtiğim âyetlerin her birini bir sanat eseri olarak tasarlamasını söyledim. Celî sülüs istiflerin ilk eskizlerini gösterdiğinde ne kadar memnun olduğumu anlatamam… Çalışmamız bir kitap haline gelebilirse bu istiflerle daha da zenginleşmiş olacaktır.

Şimdi, yüce Rabbimizin hoşnutluğunu düşünerek, yazdığım metinlerin bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum. İçten gelen bir niyazla “Hasbiyallah”, deyip başlayalım. “Bismillah”, “Tevekkeltü alallah!”

Hasbiyallâh

Ey gönlü kırık kimse “Hasbiyallah!”  de. “Allah bana yeter…”  Ey acı ve kederle iki büklüm olup, bir köşeye çöken adam “Hasbiyallah!” de. Ey yuvası dağılmış, kanatları kırılmış, ocağı ve bucağı bozulmuş kişi “Hasbiyallah!” de.

Düşman baskınıyla çadırının direği sökülmüş, ocağın söndürülmüşse; kandilin yere düşmüş, ışığın kaybolmuşsa; kâmetin eğilmiş, dizlerin bükülmüşse “Hasbiyallah!” de.

Uçamayan kuşa alçacık dal veren Rabbine sığınıp, “Hasbiyallah!” de.

Kendilerini her türlü hayır ve iyiliğe çağırdığın, yüzlerine şefkat ve merhametle bakıp ateşten kurtarmaya çalıştığın kimseler sırtlarını dönmüşlerse sana, “Hasbiyallah!” de. İçini dolduran hüzne, boynunu büken hicrana, dağlarını bürüyen sis ve dumana karşı “Hasbiyallah!” de…

İbrahim gibi Nemrut’tan kaçmak, Yûsuf gibi kuyudan kurtulmak, Eyyûb gibi dertten halâs olmak istiyorsan “Hasbiyallah!” de.

Mal, can, evlat, mevki, makam ve şöhret iptilalarıyla ömrünü harap etmişsen bile bir kez olsun “Hasbiyallah!” de.

Yuvasından karnı aç çıkıp akşama doymuş olarak dönen kuşlar gibi, başını uçsuz bucaksız semaların Rabbine uzatmış rahmet bulutları, onları oradan oraya sürükleyen melekler ordusunun dediği gibi “Hasbiyallah!” de.

O vakit olmazların olduğunu görüp hamd ile Rabbini tesbih edeceksin. Kurumuş dalların yeşerecek, suların çağıldayıp akacak, yürüdüğün çöllerde adım başına bir vaha çıkacak… O vakit, aşılmaz sanılan yolların ayakların altında dürülüp gittiğini, başı dumanlı dağların aşıldığını göreceksin. Bir çocuk gibi koşacak, saçları okşanmış bir yetim gibi güleceksin. Boynunu büken gariplik hissi, bir anda kavuştuğun sılada son bulacak…

“Hasbiyallah!” de. Çünkü yardım istediğin Mevlâ’dan başka bir ilah yok! Güvenilip dayanılacak bir O var. Çünkü O, büyük Arş’ın sahibi; bütün mükevvenâtın yoktan var edicisi ve mutlak tek hâkimi… Canlı ve cansız her şeyin kendisini zikrettiği Rahmân, Rahîm ve Raûf … Şefkat ve merhametine, güç ve kudretine, ilim ve iradesine bir sınır çizilemeyen tek ilah. Allah azze ve celle… Bu yüzden sen “Hasbiyallah!” de ve yalnız O’na dayan. Yalnız O’ndan yardım iste ve yalnız O’na ibadet et.  Kapısının eşiğinden başka baş konulacak bir eşik yoktur ki, aranıp durmaktasın! Gazabının önüne geçecek bir varlık yoktur ki, günahların batağına düşmüşsün! Affının bir nihâyeti yoktur ki, ümit kesip, helak olmuşsun! Rabbinin rahmetinden ancak kâfir olanlar ümitlerini keserler,(1) bilmez misin?

Bazı âlimlerin, “Belki Kur’an-ı Kerim’in nazil olan son âyetleridir”(2) dedikleri, Tevbe sûresinin son âyetlerini oku. İçimizden çıkıp, aramızda yaşayan ve bizi kendi nefsinden bile fazla düşünerek her türlü beladan korumak için çırpınan Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem’e, yüce Mevlâ’mızın öğrettiği duayı tekrar et: “Allah bana yeter! O’ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. Çünkü O, büyük Arş’ın sahibidir.”(3)

Bir de, sevgili Ümmü’d-Derda annemizin, efendisi Ebû’d-Derda’dan işitip rivâyet ettiği hadis-i şerife bak. Kainâtın şeref tacı Peygamberimiz: “Kim sabah- akşam, yedi kez “Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ Hû. Aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbü’l-Arşi’l-Azîm derse Allah onun bütün sıkıntılarını giderir”. buyurmuş.(4) Bundan daha büyük müjde mi ararsın?

1- Yûsuf, 12/87; Zümer, 39/53

2- Suyutî, “el-İtkan fî Ulûmi’l-Kur’an Ter.” c. 1, s. 56

3- Tevbe, 9/129

4- Ebû Dâvud, “Edeb”, Hadis no: 5081

Bir cevap yazın