Bütün Hikâyeler Yarımdır!

Beklemek
31 Ekim 2016
Gitmek
31 Ekim 2016

Bütün Hikâyeler Yarımdır!

Bence bu dünyadaki bütün hikâyeler yarımdır.

Ya uçurtmasının ipi kopmuştur çocuğun yahut bilyeleri kaybolmuştur! Belki birileri gelip balonuna bir iğne batırıvermiştir ansızın. Çoğu zaman topacı döndüremez, körebede hemen sobelenir!

Bütün dostları çekip gider yaşlı adamın. Elindeki baston kırılır, tespihinin taneleri kaybolur!

Sevgili eşi, gittiği gavur illerinden bir türlü gelmek bilmez yeni gelinin. Kız bir ince hastalığa yakalanıp kendi izbesinde kara düşüncelere dalar.

Onca yıl tahsil görüp dirsek çürütür ama yeni yetme delikanlı bir türlü iş bulup çalışmaya gidemez! Ana ve babanın omuzları çöker, kâmetleri eğilir.

Bence bu dünyanın bütün hikâyeleri yarımdır.

Şölenin tam ortasında, en çok sevdiği av etinden tatmak isteyen koca sultan henüz gençliğinin baharında ağulu aştan bir lokmacık alıp, son nefesini verir. Bazen bir yay kirişi dolanır padişah oğlunun narin boynuna. Acımasız Moğol çerileri kanlı palalarını uçururlar körpecik başlar üstünde.

Son Moğol çerileri pala yerine kimyasal silahlar kullanmaya başladığından, bazen bir ülkenin bütün çocuklarının hikâyesi başlamadan bitmiş olur!

Çeşmeler kurur, meyveler düşer dallarından.  Gök ekin biçilir, ham meyve kopartılır!

Kimse ipin ucunu sağlam bağlayamaz!

“Şunca yıl yaşadın bey amca. Ne söyleyeceksin bütün olup bitenler için?” diye sorarsanız, adamın kavruk dudaklarından sadece bir “Âh!” çıkar. Bir “âh” ki, yangını âlemi küle döndürür.

Ne dersiniz, hikâyesi tamamlanmış bir tek Allah kulu var mıdır bu dünyada?

Olgun ve ârif bir zâta sormuşlar bir zaman, demişler ki:

“Ne işle meşgulsünüz şimdi?”

Şöyle cevap vermiş, boynunu büküp:

“Eksik kalan günleri tamamlıyoruz efendim…”

Allah’a emanet olunuz.

Bir cevap yazın